Google Arama

Site İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün399
mod_vvisit_counterDün2691
mod_vvisit_counterBu Hafta130794
mod_vvisit_counterSon Hafta64517
mod_vvisit_counterBu Ay249271
mod_vvisit_counterSon Ay128294
mod_vvisit_counterTüm2028094

Doğum Kontrol Hapları
Yazar Oktay Kaymak   

Doğum kontrol hapları

Doğum kontrol hapları içerisinde değişik dozlarda estrojen ve progesteron hormonu bulunmaktadır. Önceleri bu ilaçların içerisinde yüksek doz hormonlar bulunurken şimdilerde en düşük doz taşıyan ilaçlar piyasada bulunmaktadır. Düşük doz hormon içeren ilaçların eski ilaçlara göre avantajları vardır.

Bunlar:

  • Düşük dozlu ilaçların en önemli avantajı estrojen hormonu dozuyla direkt bağlantılı olan ve bazen ciddi sonuçları olabilen damarsal sorunların bu ilaçlarda çok daha düşük oranda ortaya çıkmasıdır.
  • Diğer avantajlar arasında en önemlileri bulantı, baş ağrısı, kilo alma, ruh hali değişiklikleri gibi yan etkilerin daha düşük oranda gözlenmesidir.

Dezavantajları:

Düşük doz hapların yüksek dozlulara göre tek dezavantajı bu ilaçların daha yüksek oranda lekelenme tarzında kanamalara yol açabilmeleridir. Bu yan etki genellikle 4 kutuluk kullanımdan sonra ortadan kalktığından büyük bir dezavantaj olarak görülmeyebilir.


Doğum kontrol hapları nasıl etki eder?

İçerdikleri yüksek doz estrojen ve progesteron hormonunun etkileriyle yumurtlama sürecini geçici olarak durdurur. Yumurtalar yine büyür ancak çatlama işlemi olamaz. Ek olarak rahim ve rahim ağzına olan etkileri de gebeliği önlemeye yardımcı olmaktadır.


Doğum kontrol hapları ne zaman korumaya başlar?

Bu ilaçları kullanırken koruyuculuk, ilk kutunun ilk hapının alınmasıyla başlar ve kutunun bitiminde yeni kutuya başlanmadığında biter.


Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır? (Yasmin doğum kontrol hapı)

Son derece başarılı ve ek çok sayıda faydası olan bu ilaçların doğru kullanımı ve oluşabilecek yan etkilerin önceden bayana anlatılması ve ilaca bağlı endişelerin ortadan kaldırılması zorunludur. Yoksa ilk yan etki oluşunca bayanlar bu ilaçları bırakmakta ve istenmeyen gebelikler ortaya çıkabilmektedir.

Burada hastaya düşen ise taşıdığı hastalıkların hepsini doktoruna söylemesi veya hatırlatmasıdır.

Bu hapları kullanmadan önce tam bir jinekolojik muayeneden geçmek gerekmektedir. Ek olarak mutlaka doktor önerisi ile kullanılmalıdır. Doktor kontrolünde hapların ne şekilde kullanılacağı ve herhangi bir yan etki oluşması durumunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ayrıntılı bir şekilde anlatılmalıdır. Şimdi kullanışını özetleyecek olursak;

  • İlk kutunun ilk hapı adet kanaması başlangıcının tercihen birinci günü, en geç beşinci günü alınmalıdır.
  • Koruyuculuk o ay hapların düzenli olarak kullanılacağı varsayılırsa hemen başlar.
  • Kutunun içindeki ilaçlar 21 gün sonunda biter. Bir haftalık ara sonunda diğer kutuya geçilmelidir.
  • Ara verilen süre içerisinde genellikle kutunun bitiminden iki-üç gün sonra adet kanaması gerçekleşir. Adet kanamasının ne zaman gerçekleştiği önemli değildir ve 28 günlük düzenli bir adet döngüsünü oluşturmak açısından her zaman iki kutu arasında bir hafta ara verilir.
  • Haplar her günün belli bir zaman diliminde (sabah, öğlen, akşam veya gece yatarken) tok karnına alınır. Hapların aynı saatte alınması koşul olmamakla beraber hap alma alışkanlığını korumak açısından kadının belli bir saati belirlemesi ve günlük hapını bu saatte alması önerilir.


Doğum kontrol haplarının olumlu ek etkileri nelerdir?
 


Hapların düzenli kullanımının en olumlu etkisi istenmeyen gebeliklerin önlenmesidir. Zaten hapların kullanım amacıda budur. Ek olarak bu hapların düzenli olarak kullanımı çok farklı avantajlar sağlamaktadır. 

Bu avantajların bazıları ilk kutuyla başlarken, bazıları uzun vadeli kullanımda ortaya çıkar.

Doğum kontrol hapları bazen sadece bu olumlu etkileri olsun diye korunmak amacı dışında da hastalara verilebilmektedir.


Faydalı olduğu durumlar;

  • Bayanın adetlerinin düzenli olmasını sağlar. Bu durum özellikle polikistik over sendromuna sahip bayanlarda son derece önemlidir.


  • Adet kanamasının miktarını azaltarak gereksiz kan kaybını önlerler. Kansızlığı olan bayanlarda ek koruma sağlar.


  • Adet öncesi gerginlik belirtilerini azaltırlar ve bu etkileriyle adet öncesi gerginlik sendromu olan hastalarda tedavi amaçlı olarak kullanılırlar.


  • Adet sancısı, doğum kontrol hapı kullananlarda daha az sıklıkla görülür.


  • Hap kullanan kadınlarda sivilce ve tüylenme daha az sıklıkla görülür. Bu durumlar eski ilaçlarda bir kötü yan etki olarak ortaya çıkabilmekteydi. Ancak günümüzdeki ilaçlarla bu durum tam tersine dönmüştür.


  • Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda rahim kanseri ve yumurtalık kanseri çok daha az sıklıkla görülür.


  • Dış gebelik ortaya çıkma riskinin de azalmasını sağlar.


  • Yumurtalık kistlerinin daha az görülmesini sağlar.


  • Hap kullanan baynalarda  fibrokistik meme sorunu daha az görülür.


  • Doğum kontrol hapları rahim ve tüplerde enfeksiyon gelişme riskini azaltırlar.


  • Hap kullanan kadınlarda mantara bağlı vajinit dışında kalan diğer vajinit türlerinin daha az sıklıkla görüldüğü saptanmıştır.


  • Doğum kontrol hapı kullanımının myomlara karşı koruyucu olduğu belirlenmiştir.


  • Hap kullanımı romatoid artrit hastalığı gelişme riskini azaltır.


  • Hap kullanan kadınlarda kemik yoğunluğu daha yavaş azalır.

 

 

Doğum kontrol Haplarının Yan etkileri;

Damar Tıkanıklığı Gelişme Riskinin Artması

Doğum kontrol haplarının en korkulan yan etkileri kanın pıhtılaşmaya eğilimini artırmaları nedeniyle damar tıkanıklığına yol açabilmeleridir. Bu yan etki günümüzde kullanılan düşük doz ilaçlar sayesinde çok ender görülür hale gelmiştir. Bu ciddi yan etkinin gelişme riskini en aza indirmenin en iyi yolu damar tıkanıklığı gelişme riski nispeten yüksek olan kadınların bu ilacı hiçbir şekilde kullanmamalarıdır. Bu ayrımı ancak bir doktor yapabileceğinden hapların doktor değerlendirmesi sonrasında başlanması son derece önemlidir.


Doğum Kontrol Hapları Ve Kanser

Meme kanseri: Öncelerde uzun süre kullanımı sonucunda meme kanseri gelişim riskinin artığı biliniyordu. Ancak son yıllardaki çalışmalarla beraber bu bilginin doğru olmadığı anlaşıldı. Yani doğum kontrol hapları meme kanseri YAPMAZ.

Ancak bugüne kadar yapılan çalışmalardan çıkan en önemli sonuçlardan biri hap kullanımının meme dokusu içinde gelişmeye başlamış ancak belirti vermeyen kanser kitlesinin gelişimini hızlandırabilmesidir. Kar/zarar oranı karşılaştırıldığında hap kullanımından elde edilen kar çok düşük olasılıkla ortaya çıkan bu etkinin vereceği muhtemel zarardan çok daha fazladır. Bu nenle kullanılmalıdır.

Rahim ağzı kanseri: Doğum kontrol hapı kullanmaya devam eden kadınlar yıllık muayenelere gelme konusunda daha tutarlı davrandıklarından rahim ağzı lezyonları çok daha fazla oranda tespit edilmektedir. Bu nedenle istatistiksel olarak daha fazla oranda rahim ağzı lezyonu yapıyor gibi bir sonuç çıkmaktadır. Ancak bu bilgi ilerleyen yıllarda değişeçektir. Çünkü rahim ağzı kanserinde esas neden HPV virüsüdür.


Tansiyonun yükselmesi:

Eski yıllarda bu durum daha sık olmaktaydı ancak günümüzde sadece bazı duyarlı bireylerde hap kullanımı tansiyon yükselmesine neden olabilir. Ender görülen bu yan etkinin ilaç kesildikten sonra ortadan kalkar. Bu nedenle tansiyonu olan ve ilaç tedavisi almamış olanlarda doğum kontrol hapları tercih edilmez. 


Bulantı ve Kusma

Hapların içeriğinde bulunan estrojen hormonu beyindeki bulantı merkezine direkt etkiyle bulantı ve bazen kusma şikayetinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Günümüzde kullanılan düşük doz haplarda bu yan etki de daha az görülmekte ve genellikle birkaç kutu bitiminde vücudun ilaca alışması sonrasında bulantı ortadan kalkmaktadır.


Ara kanamaların olması

Özellikle düşük dozlu doğum kontrol hapları ilk kullanım aylarında %10-30 kadında adet döngüsünün ilk günlerinde birkaç gün süren lekelenme tarzında ara kanamalara yol açabilir. İlacın koruyuculuğunu hiçbir şekilde azaltmayan bu durum genellikle en çok dört-beş kutu kullanımından sonra ortadan kalkar.

Ara kanamaların daha çok sigara içen kadınlarda ortaya çıktığı dikkat çekmektedir.

Hap kullanan kadınların ara kanama ortaya çıktığında durumu doktorlarına iletmeleri ve kanamanın başka bir nedene bağlı olmadığından emin olunması amacıyla jinekolojik muayeneden geçmeleri önemlidir.


Adet kanamasının olmaması

Bazen bazı bayanlarda hapların içerdiği progesteron hormonu bazı kadınların adet görmekte zorlanmasına neden olabilir.

Bu durumda gebelik testi yaptırmak gerekir. Test sonucu negatif ise hap kullanımına devam etmek ve kutular arası olağan 7 günlük arayı vermek uygun bir seçenektir.


Adet kanamasının azalması

Doğum kontrol hapı kullanan bayanlarda adet kanama gün ve toplam miktarının azalması beklenen faydalı bir durumdur. Kanamanın azalmasının nedeni "kanın içeride kalması " anlamına gelmez. Bunun nedeni doğum kontrol hapı kullanan bayanlarda rahim duvarının daha az gelişmesidir.


Depresyon ortaya çıkabilir

Düşük dozlu doğum kontrol haplarının çok ender görülen bir yan etkisidir. Ancak ortaya çıktığında ilacın kesilmesi  gerekmektedir.


Cinsel istek azalması olabilir

Doğum kontrol haplarının çok ender görülen bir yan etkisidir. Bu durumun bir çok nedeni vardır. Ortaya çıktığında ilacın kesilmesi önerilir.


Doğum kontrol hapları bir çok ilaçla etkileşir 

Hapın içindeki östrojen hormonu karaciğerden atılan bir maddedir ve karaciğerin ilaç atma işlevlerini hızlandıran ilaçlar (bazı antibiyotikler, bazı sara ilaçları ve diğer bazı ilaçlar) hapın vücuttan daha hızlı atılmasına ve böylece koruyuculuğunun azalmasına neden olabilir. Her kadının hap kullanımına başlamadan önce doktoruna kullanmakta olduğu ilaçları ayrıntılı olarak bildirmesi bu nedenle son derece önemlidir.


Emziren anne kesinlikle doğum kontrol hapı kullanmamalıdır!

Doğum kontrol hapları sütün miktarını ve kalitesini azaltırlar ve bu nedenle emziren annelerin kesinlikle kullanmaması gerekmektedir. Bu dönemde başka yöntemlerle korunması önerilir.


Kilo alımı

Bu etki özellikle eski ilaçlarda daha belirgindi. Ancak günümüzde düşük doz ilaçlarla beraber bu etki en aza indirilmiştir. Ancak yinede doğum kontrol hapı ile korunmaya çalışan bayanlara önerimiz diyetlerine dikkat etmeleridir. 


Göğüslerde hassasiyet ortaya çıkabilir

Bazı durumlarda doğum kontrol hapı kullanımı göğüslerde dolgunluk ve hassasiyet ortaya çıkmasına neden olabilir. Genellikle günlük hayatı etkilemeyecek kadar hafif seyreden bu yan etki düşük dozlu doğum kontrol haplarında oldukça ender olarak ortaya çıkmaktadır. Aşırı durumda başka korunma yöntemi seçilmelidir.


Laboratuvar değişiklikleri

Başka bir neden ile kan testleri yaptıran bayanların doktorlarına mutlaka doğum kontrol hapı kullandıklarını söylemeleri gerekmektedir. Çünkü bu ilaçlar tüm metabolizmayı değiştirebilmektedirler. 


Vajinada Mantar Enfeksiyonu Gelişimi

Düşük doz doğum kontrol haplarının çok ender görülen bir yan etkisidir. Ortaya çıktığında ek ilaçlarla tedavi edilir.


Yüz Lekelenme Ortaya Çıkması

Düşük doz doğum kontrol haplarının çok ender görülen bir yan etkisidir. Ortaya çıktığında tedavi edilmesi zor olabilir ve ilk belirtiler görüldüğünde ilacın bırakılması faydalıdır.


Sivilce (ve tüylenme) ortaya çıkması

Bu durum özelliklem eski doğum kontrol hapları kullanımı sırasında yüzde ve vücudun diğer hassas bölgelerinde sivilce ve ileri durumlarda tüylenme ortaya çıkabilmekteydi. Ek olarak bu bayanlarda bir yatkınlık olduğu da anlaşıldı.

Ancak yeni jenerasyon doğum kontrol haplarının kullanımı sırasında  bu yan etki çok ender olarak ortaya çıkar.

Aksine sivilce ve tüylenme şikayeti olan kadınlarda yeni jenerasyon hapların bu şikayetleri azaltıcı etkileri olduğu bilinmektedir.


Karaciğerde Selim Tümör Oluşumu

Düşük doz doğum kontrol haplarının oldukça ender görülen bir yan etkisidir. Bu durumun saptanabilmesi için yıllık karaciğer muayenesi yapılmalıdır.


Baş Ağrısı Ortaya Çıkması

Düşük doz doğum kontrol haplarının ender görülen bir yan etkisidir. Ortaya çıktığında mutlaka doktor haberdar edilmelidir. Ağrı kesicilere cevap vermeyen baş ağrısı ilacın hemen kesilmesini gerektirir.


İlaç Bırakıldıktan Sonra Gebe Kalabilirliğin Gecikmesi

Halk arasında doğum kontrol hapları ile ilişkili en ciddi yanlış bilgi bu hapların kısırlık yaptığı bilgisidir. Tabi bu bilgi bilimsel bir bilgi değil. Tamamen bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bilinmesi gereken şey hap kullanımı bırakıldıktan sonra yumurtlamanın devreye girmesi 3-6 aya kadar gecikebilmesidir. Bu nedenle ilacı bırakır bırakmaz gebelik beklemek biraz hayaldir. Tabi ki imkansızda değildir.

 

Hapların kullanımı sırasında karşılaşılabilen sorunlar nelerdir?

  • İlacı unutma durumunda ne yapılmalı?
  • Rahimi dinlendirmek gerekir mi?
  • Bulantı - kusma ve İshal olursa ne yapmak gerekir?

 

İlacı unutma durumunda ne yapılmalı?

İlacın günlük dozu unutulduğunda ertesi günü iki adet birden alınmalıdır. Bu durumda koruyuculuk oranı azalmaz. Ancak iki gün üst üste ilacı unuttuysanız o ay ek bir yöntem kullanmanız önerilmektedir.

 

Rahimi dinlendirmek gerekir mi?

Buda halk arasında ve bazı doktorlara olan yanlış bir inanıştır. Hiçbir bilimsel veriye dayanmamaktadır. Tam tersi bayanlar ilaçları bıraktıklarında istenmeyen gebelikler olmakta ve istenmeyen durumlar gelişebilmektedir. Bu nedenle günümüzde bu ara verme döneminden vazgeçilmiştir. Hap kullanan kadınların bebek sahibi olmaya karar verdikleri zamana kadar kullanıma devam etmeleri önerilmektedir.


Bulantı - kusma ve İshal olursa ne yapmak gerekir?

Bu durumlar varlığında ilaçların etki gösterebilme olasılıkları azalır. Gebe kalma riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle doktorunuza başvurmanızı önermekteyiz.


Acil Doktora Başvurulması Gereken Durumlar nelerdir?

Aşağıda verilen durumlar doğum kontrol hapı kullanımı sırasında ortaya çıkabilecek bazı olumsuz durumları habercisi olabilmesi nedeni ile acil olarak doktora başvurulması gereken durumlardır. Ancak bunu dışında sizin anormal veya normal olmadığını düşündüğünüz her durumda doktorunuza baş vurmanızı önermekteyiz.

  • Bacaklarda şişme ve ağrı
  • Ağrı kesicilere cevap vermeyen baş ağrısı
  • Görme bozukluğu
  • Göğüs ağrısı
  • Karın ağrısı



Hap Kullanan Kadınların Olağan Doktor Kontrolleri Nasıl olmalı?

doktor değerlendirmesinde hap kullanımı açısından uygun görülen bayanlar hapı kullanmaya başladıktan 3-4 ay sonra ilk kontrollerine çağrılmalıdırlar.

Bu kontrolün amacı hapların muhtemel yan etkilerinin değerlendirilmesi ve muhtemel hatalı kullanımların ortaya çıkarılması ve hataların düzeltilmesidir.

Hastalara meme muayenesi mutlaka anlatılmalı ve her ay kendi kendine bir duş sonrasında yapması söylenmelidir.

Sonrasında yıllık kontrollere çağrılır.


Yıllık kontrollerde neler yapılmalıdır?

  • Genel jinekolojik muayene
  • Rahim ağzından sürüntü (smear testi)
  • Karaciğer muayenesi veya ultrasonografisi
  • Gerek duyulan kan testleri


Doğum kontrol haplarını kesinlikle kullanmaması gereken bayanlar kimlerdir?

Bu durumlar son derece önemlidir ve bu durumların varlığında bu ilaçların kullanımı insan hayatını tehlikeye sokabilecek durumlar doğurabilir. Bu nedenle kullanımı kesinlikle yasaktır.


  • Meme kanseri veya şüphesi olması
  • Gebelik şüphesi veya gebelik varlığı
  • Nedeni belirlenmemiş adet dışı kanama
  • Tromboflebit (damar iltihabı) geçirmekte olmak veya daha önceden bu sorunu yaşamış olmak
  • Vücudun herhangi bir organında damar tıkanıklığı sorunu yaşamakta olmak veya daha önceden bu sorunu yaşamış olmak
  • Kalp krizi geçirmiş olmak
  • 35 yaşın üzerinde olup sigara kullanmakta olmak
  • Karaciğer hastalığı olmak
  • İlaç içinde bulunan maddelere karşı allerjisi olmak.
  • Kan kolesterollerinin yüksek olması
  • Kontrolsüz tansiyon hastası olmak


Aşağıdaki verilen bazı durumların varlığında doğum kontrol hapları yalnızca doktorun yaptığı değerlendirme sonrasında uygun görmesi durumunda kullanılabilir:

  • Jinekolojik muayenede myom saptanması;
  • Hipertansiyon hastalığı ilaçlarla veya diğer yöntemlerle tümüyle kontrol altına alınmış ve 35 yaşından genç olmak;
  • Kontrol altına alınmış şeker hastalığı varlığı;
  • Yaygın olmayan varisler.
  • Basit migren tipi baş ağrıları ve diğer baş ağrısı türleri;
  • Çeşitli kalp hastalıkları;


Sara ( epilepsi ) hastalığı olan kadınlarda ilaç kullanımı

Sara hastalığı kendi başına hap kullanımı açısından bir sakınca teşkil etmez. Bazı sara ilaçlarının doğum kontrol haplarının etkinliğini azaltması söz konusu olabileceğinden kullanılan ilaçların doktora bildirilmesi önemlidir.


Ameliyat olacak olan kadınlarda kullanım nasıl olmalı?

Hap kullanmakta olan ve herhangi bir nedenle ameliyat planlanan kadınlara önceleri doğum kontrol haplarını ameliyattan 1 ay önce bırakması önerilmekteydi. Ameliyat sonrasında uzun süre hareketsiz kalması beklenen hastalara hap kullanımına ara vermeleri önerilmektedir.


Safra kesesi hastalığınız varsa dikkat!

Bilinen bir safra kesesi hastalığı kendi başına hap kullanımı açısından bir sakınca teşkil etmemekle beraber hapların hastalığı ağırlaştırabileceği göz önünde bulundurulmalı ve doktorun bu konudaki önerisine uyulmalıdır.


Düşük ve kürtaj sonrası kullanım olabilir mi?

Doğum kontrol hapları düşük ve kürtajdan hemen sonra başlanabilir.


Lohusalıkta doğum kontrol hapı kullanılabilir mi?

Kesinlikle HAYIR. Çünkü bu haplar anne sütünün miktar ve kalitesini azaltmaktadır.


Kaçak gebelik olursa ne  yapılmalıdır?

Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanılması durumunda gebelik oluşması çok düşük bir olasılıktır. Ancak ilaç alımının unutulması, ilacın son kullanma tarihinin geçmiş olması veya bilinmeyen bazı nedenlerle gebelik oluşabilir.

Gebelik oluştuktan sonra anne adayı doğum yapmaya karar verirse bebeğin gelişimi dikkatlice izlenir.

Doğum kontrol hapı kullanılması esnasında oluşan gebeliklerden doğan bebeklerde ciddi doğumsal kusurların ortaya çıkma olasılığı ilacı kullanmamış olanlara göre çok yüksek değildir.





Bu sayfa bu güne kadar, 21854 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
 
Domain