Google Arama

Site İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün719
mod_vvisit_counterDün2233
mod_vvisit_counterBu Hafta719
mod_vvisit_counterSon Hafta134498
mod_vvisit_counterBu Ay253694
mod_vvisit_counterSon Ay128294
mod_vvisit_counterTüm2032517

Ameliyat ve Tanı Yöntemleri
Yazar Oktay Kaymak   

Kadın Hastalıkları İle ilişkili Ameliyat ve İşlemler

 

 

 

 

 

 

Açık ameliyatlar

 

Açık ameliyatlar cerrahinin başladığı yıllardan beri hemen her türlü hastalıkta tercih edilebilen bir ameliyat şeklidir.

 

Ancak günümüzde yerini yavaş yavaş kapalı ameliyata bırakmaktadır. Bu değişimin çok önemli nedenleri vardır.

 

Tüm kadın hastalıkları açık ameliyat ile yapılabilir. Ancak yukarıda da değinildiği gibi günümüzde yavaş yavaş terk edilmeye başlanmıştır.

 

Açık ameliyat neden terk ediliyor

 

  • Ameliyat kesiniz olacak
  • Kesi yeri enfeksiyon riskiniz olacak
  • Kesi yeri fıtıklaşma riskiniz olacak
  • Hastaneden en  az 3 gün veya daha fazla yatacaksınız
  • Hastane enfeksiyonu riskiniz daha fazla olacak
  • Gazının daha geç çıkacak
  • İdrar yolu enfeksiyonu riskiniz artacak
  • Ayaklarda kan pıhtılaşma riskiniz artacak
  • Akciğer yetmezliği riskiniz artacak

 

Bu sayılanlar daha da artırılabilir. Bu olası riskler tüm açık ameliyatlarda mevcuttur. Kadın hastalıklarına özgü değillerdir.

 

Ancak açık ameliyat, bazı durumlarda hasta sağlığı için kaçınılmazdır ve mutlaka yapılmalıdır.

 

 

Kapalı Ameliyatlar (Laparoskopik )

 

Halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopi gelişen teknolojik imkanlar sayesinde artık bir çok ameliyatta başarı ile kullanılabilmektedir.

 

 

Laparoskopi nasıl yapılır?

 

Bu ameliyatta önce karın içi karbondioksit gazı ile şişirilmektedir. Bu işlem için yaklaşık 20 cm uzunluğunda ve kalın bir iğne kullanılmaktadır.

 

Karın yeterince şişirildikten sonra göbek deliğine 10 mm’lik kesi yapılarak karın içerisine özel bir kamera yerleştirilmektedir.

 

Bu aşama sonrasında hasta, baş aşağı gelecek şekilde ameliyat masası aşağı doğru açılandırılır.

 

Bu aşamadan sonra ameliyatın yapılabilmesi için gereken yan giriş delikleri ( 5 mm) açılır.

 

Sonrasında, kamera yardımcı asistana verilir ve ek olarak yerleştirilen yardımcı aletler ameliyatı yapan doktor tarafından kullanılarak ameliyat yapılmaya çalışılır.

 

Laparoskopinin Tehlikeleri

 

  • İlk iğne girişi

 

Laparoskopi işlemi sırasında karına göbek deliğinden önce 20 cm’lik bir iğne sokulmakta ve iğne içerisinden karına karbondioksit gazı gönderilmektedir. Bu işlem laparaskopinin en tehlikeli ve en çok problem doğan yeridir.

 

Eğer hasta daha önce herhangi bir neden ile karın ameliyatı olmuş ve özelliklede laparaskopi geçirmiş ise barsak yapışıklığı olma riski son derece fazla olacaktır.

 

Bu durumda ameliyatı yapacak olan operatör, ameliyat öncesi hastayı muayene eder ve gerek duyar ise giriş yerini değiştirebilir. Ancak bu işlem tam bir tecrübe işidir.

 

Eğer bu işlem sırasında farkında olmadan bağırsağa girilir ise hastanın karnı yerine yanlışlıkla bağırsaklar şişirilir. Bu durum hasta sağlığı için son derece tehlikelidir.

 

  • Kamera ve yardımcı giriş yerleri

 

Karın şişirildikten sonra kamera ve yardımcı aletlerin sokulacağı delikler açılır ve buralardan ağzında keskin bıçak olan aletler karına sokulur. Bu işlem eğer gerektiği gibi yapılmaz ise barsak zedelenmesi, atar damar zedelenmesi ve idrar torbası zedelenmesi gibi son derece olumsuz gelişmeler olabilecektir.

Bu riskler her laparaskopik ameliyatta vardır ancak ameliyatı yapacak olan hekimin tecrübesi arttıkça bu şansızlıkların olma olasılığı azalmaktadır.

 

  • Ameliyat esnasında olabilecekler

 

Ameliyatınızın uzun çubuklarla, kapalı bir şekilde yapılması çok avantajlı bir işlemdir.

 

Ameliyat esnasında içeride bu aletler yardımı ile yakma, kesme ve çıkarma işlemleri yapılabilmektedir.

 

Bunlardan yakma ve kesme işlemini yaparken kullanılan aletler bazen yanlışlıkla bağırsaklara veya idrar torbasına değebilmektedir.

 

Bu durumda kapalı ameliyat açık ameliyata dönüştürülür ve hastanın karnı açılır, genel cerrahi uzmanları eşliğinde zedelenen yer tamir edilir. Tabi bu hasta için çok şansız bir durumdur.

 

  • Ameliyat çok uzun sürerse

 

Laparoskopi teknik olarak kısa bir ameliyattır. Yapılan işleme göre 30 dakikadan 3 saate kadar sürebilir.

 

Ancak bazen elde olmayan nedenlere ameliyatlarda bu süre çok daha uzun olabilmektedir.

 

Tabi bu süre uzadıkça baş aşağı durum ve karın içi karbondioksit gazı ile dolu olan hastanın akciğer kapasitesi azalacak ve kanındaki oksijen miktarı düşecektir. İşte bu durum meydana gelir ise derhal ameliyata son verilmeli ve hasta yoğun bakım şartlarında takip edilmelidir.

 

  • Karnınıza açılan deliklerden sıvı veya kan gelebilir

 

Laparoskopi sırasında içersiye verilen sıvılar veya işlem sırasında meydana gelen kanama aletler yardımı ile tam olarak dışarı alınamaz ise içerde kalacaktır. Bu durumda bu sıvılar ameliyat sonrası, göbek deliğinizden veya yan deliklerden gelebilir.

 

Yapılması gerekenler;

  • Karın muayenesi
  • Karın ultrasonu
  • Kan tahlihi

 

Bu sonuçlar sonrasında eğer bu sıvı veya kanın, içerde kalan sıvılar olduğuna karar verilirse ek bir işlem yapılmaz.

 

Ancak kanamanın yeni olduğuna kara verilir ise tekrar ameliyat olma riski ortaya çıkacaktır.

 

  • Omuz ağrınız olacak

 

Laparoskopik ameliyatlardan sonra genel olarak az miktarda bir omuz ağrısı olabilir.

 

Ancak bazen hastanın içerisine verilen karbondioksit gazının tam olarak boşaltılamamasına bağlı gelişen çok ciddi bir omuz ağrısı ortaya çıkabilir. 

 

Bu durumda yapılacaklar;

  • Hastanın ayakları baş hizasının üstünde olacak şekilde kaldırılır veya altına yastık konularak yatılması sağlanır.
  • Ağrı kesiciler verilir.
  • Bol sıvı alınır
  • Yürüyüş artırılır

 

Laparoskopi ve Avantajları

 

Yukarıda bazı olabilecek olumsuzlukları anlatılan laparoskopik ameliyatların avantajlarının çok daha fazladır.

 

Günümüzde hemen her ameliyat laparoskopik olarak yapılmaya çalışılmaktadır. Tabi bunun bire çok nedeni vardır. Aşağıda laparoskopik ameliyatların avantajları verilmiştir.

 

  • Ameliyat kesiniz olmayacak
  • Ameliyat kesi yeri enfeksiyonunuz olmayacak
  • Fıtıklaşma riskiniz olmayacak
  • En güzel kozmetik sonuç alınacak
  • Aynı veya ertesi gün taburcu olacaksınız
  • Karın içi yapışıklık riskiniz çok az olacak
  • Ameliyat sonrası gazınız erkenden çıkacak
  • Ameliyat sonrası normal hayata çok çabuk döneceksiniz

 

 

Laparoskopi Kimlere yapılamaz

 

Aslında laparoskopinin kesin yapılamayacağı çok az durum vardır. Ancak bazı nedenler bu ameliyattan hastaların mahrum kalmasına neden olabilmektedir. Bunlar;

 

  • Ciddi akciğer hastalığı olanlar
  • Ciddi ve 2 den fazla karın ameliyatı geçirmiş olanlar
  • Bağırsağında veya apendiksinde yırtılma  olanlar
  • Ciddi kanser ameliyatı geçirmiş olanlar

 

Bu nedenler dışında ameliyat nedenleri de önemlidir. Örneğin;

 

  • Ameliyat nedeni olan yumurtalık kisti çok büyük olanlar
  • Rahimi alınacak olan hastaların rahimlerinin çok büyük olması
  • Myomu alınacak hastanın myomunun yerleşiminin uygun olmaması veya boyutunun çok büyük olması

 

Bu durumlarda da teknik olarak laparaskopi yapılamamaktadır. Ancak görüldüğü gibi daha önceden sezaryen olan hastaların laparaskopi olmasında herhangi bir engel yoktur.

 

 

Laparoskopi Hangi Hastalıklara Yapılır

 

Günümüzde hemen her ameliyat, ağır kanser ameliyatları bile laparaskopik olarak yapılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu durum tecrübeli bir hekim, hazır bir ameliyathane ve teknik donanım gerektirmektedir. Yaşadığı yerde bu imkanları bulamayan çoğu hasta maalesef laparaskopik ameliyat olamamaktadır.

 

Aşağıda laparoskopik olarak başarı ile yapılabilen bazı ameliyat türleri verilmiştir

 

 

  • Tüm yumurtalık kistleri
  • Çikolata kisti
  • Dermoid kist ( matür kistik teratom)
  • Kısırlık araştırması
  • Tüp hastalıkları
  • Tüp bağlama ameliyatı
  • Tüp açma ameliyatı
  • Rahim alma ameliyatı
  • İdrar kaçırmayı düzeltme
  • Rahim sarkmasını düzeltme
  • Adet ağrısını azaltma
  • Rahim sarkmasını düzeltme

 

Rahim İçi Yapışıklık

 

Asherman sendromu veya rahim iç yapışıklık olarak bilinen bu durum, bayanın gebe kalma ihtimalini ileri derecede azaltan bir anormalliktir.

 

Rahim içi nasıl bir yerdir?

 

Normalde 5-7 ml hacmi olan ve her ay olası bir gebelik için, içerisi yatak şeklinde döşenen son derece korunaklı bir bölgedir.

Yapı olarak ön-arka ve yan duvarları vardır.

Rahim içi tüpler yardımı ile yumurtalıklara uzanırken rahim ağzı yardımı ile de vajene bağlanır.

 

Rahim içerisinde neden yapışıklık olur?

 

Bu durumun en sık nedeni geçirilen çok sayıdaki kürtaj işlemidir. Kürtajda teknik hatalar olur ise rahim içi yapışıklıklar olma ihtimali daha da artmaktadır. 

Bu durum özellikle bir kürtaj sonrasında içeride kalan parçayı almak için yapılan tekrarlayan kürtajlardan sonra çok daha sık görülmektedir.

 

Diğer risk faktörleri nelerdir?

 

  • Rahim içi enfeksiyonlar
  • Rahim içi enfeksiyon ve spiralin birlikte olması
  • Spiralin normalden uzun süre içeride kalması
  • Rahim içerisinde bulunan myomun alınması sonrası
  • Rahim içerisinde bulunan polip’in alınması sonrası
  • Sezaryen sonrası
  • Pelvik enfeksiyonlar sonrası

 

Ne tür şikayet yapar?

 

Neden olduğu en önemli durum adet kanamasının azalması ve hatta kesilmesidir.

Bunun dışında neden olabildiği veya riskini artırdığı durumlar;

  • Adet ağrılarının artması
  • Sonraki gebeliklerin oluşmasını engellemesi
  • Oluşan gebeliğin düşüğüne neden olması
  • Adet kanamasının dışarı çıkışına engel olması
  • Endometriosis gelişimini artırması

 

Nasıl tanı konur?

 

Rahim içi yapışıklığından şüphelenilir ise yapılabilecek bir kaç değişik test vardır. Bunlar;

  • Rahim filmi çekilmesi
  • Rahim içinin histeroskopi ile incelenmesi
  • Ultrasonografik olarak değerlendirmeye çalışmak

 

Bu yöntemlerden en kesin olanı histeroskopi ile rahim içinin direkt görülmeye çalışılmasıdır. Bu durumda kesin tanı anında konulabilir.

Eğer yeterli teknik alet var ise aynı seans da tedavisi olan kesilme işlemi de yapılabilir.

 

Tedavi olarak ne yapılır?

 

Total olarak rahim içinin kapandığı durumlarda bile rahim içi histeroskopi denen alet yardımı ile açılmaya çalışılır. Ancak bu tam anlamı ile bir tecrübe ile yapılan ve özel teknik bilgi ve beceri isteyen bir ameliyattır. 

 

Ameliyatın riskleri nelerdir?

 

Her ameliyatın olduğu kadar histeroskopininde riskleri vardır. Ancak histeroskopiye özel risklerde vardır. Bunlar;

  • Rahimin delinmesi
  • Rahimin delinmesi farkedilmez ise barsakların zedelenmesi
  • Rahimin açılamaması
  • Ameliyatın yarım bırakılmak zorunda kalınması ve sonra tekrar yapılması

İşlem çok uzun sürer ise ameliyatı kesmek gerekir. Çünkü hastaya aşırı su yüklemesi olabilir.

Eğer bu durum fark edilmez ve ameliyat çok uzun sürer ise su zehirlenmesi olabilir.

 

Ameliyat sonrası rahime spiral konulur mu?

 

Rahim içi yapışıklığı olan bayanlarda histeroskopik ameliyat sonrasında tekrar yapışıklık olmasın diye rahime spiral yerleştirilebilir.

Bu işlem bazı hastalardan son derece başarılı olur iken bazı hastalarda hiç bir işe yaramamaktadır.

 

Ameliyat sonrasında hormon ilaçları kullanılacak mı?

 

Bu asherman sendromu ameliyatı sonrasında hastalara yeterli dozda, sürede hormon ilaçlarını vermek şarttır. Bu ilaçlar tedavinin başarısını belirlemede son derece önemlidir.

 

Ameliyat sonrası gebelik şansı ne kadardır?

 

Bu sorunun cevabı her hastada farklı olacaktır. Çünkü total olarak kapanmış bir rahmin yeniden açılması ve bayanın gebe kalması bazen imkansız olabilmektedir.

Ancak az miktarda yapışıklığınız var ise işlem de başarılı oldu ise başarı şansınız yüksektir.

 

 

Myomektomi = Miyomektomi

 

Myomektomi, rahim duvarındaki düz kas hücrelerinden köken alan iyi huylu tümördür.

Bir çok tedavi şekli vardır. Burada bu tedavilerden en sık uygulanan şeklinin ayrıntılarını bulacaksınız.

 

Myomektomi ne demektir?

 

Sadece hastanın rahimindeki myomların alınması ve rahimin yerinde bırakılmasıdır.

Görüldüğü gibi amaç sadece myomu almaktır. Bu ameliyat genellikle bebek isteği olan bayanlara uygulanmaktadır.

 

Her myoma uygulanabilir mi?

 

Maalesef hayır. Çok nadir de olsa bazen myomun tek başına çıkartılması olanaksız olabilmekte ve hastanın rahmini alınmaktadır.

Ancak bu son derece nadirdir.

 

Hangi myom? hangi ameliyat şekline uygundur?

 

  • Laparaskopik miyomektomi: Rahimin dış yüzeyine yakın (subseröz) yerleşimli ve genellikle 10 cm altındaki myomlar.
  • Histeroskopik myomektomi: Rahim içerisinde olan veya rahim duvarına %50’den azı gömülü olan myomlar bu şekilde alınabilir. Genel olarak 4-5 cm altı myomlar uygundur.
  • Açık ameliyat ile myomun alınması: Günümüzde artık tecrübeli hekim ve uygun ameliyathane koşullarında yapılabilir ise hemen her hastanın myomu  ya laparaskopi ya da histeroskopi ile alınmaya çalışılmaktadır. Çünkü bu iki yöntemin açık ameliyata oranla olan avantajları sayılamayacak kadar fazladır.

Ancak bazen myom boyutları inanılmaz boyutlara ulaşır ve mecburen açık ameliyet yapmak zorunda kalınabilir.

 

Laparaskopik myomektomi

 

Rahimin dış yüzeyine yakın yerleşimli olan yani tıp dili ile subseröz yerleşimli myomlar bu şekilde çıkartılabilir.

Tabi bu işlem kapalı sistem ile yapıldığı için ileri derecede tecrübe, bilgi ve beceri isteyen bir ameliyattır. Ancak hasta sağlığı için çok avantajlı ve tercih edilen bir ameliyat şeklidir.

 

 

Histeroskopik myomektomi

 

Rahim içerisinde olan veya rahim duvarına %50’den azı gömülü olan myomlar bu şekilde alınabilir.  Genel olarak 4-5 cm altı myomlar bu ameliyat için daha uygundur.

Burada olası riskler;

  • Myomun bir ameliyatta alınamaması
  • Rahimin delinmesi
  • Rahim yatağının çok zarara uğraması sonucu daha sonra adet görülememesi
  • Ameliyatın normalden uzun sürmesi sonucu su zehirlenmesi olması

Tabi bu riskler tüm histeroskopik operasyonlarda vardır ancak ameliyatınızı konusunda tecrübeli ve bilgi birikimi olan bir hekim tarafından sorunsuz bir şekilde yapılabilir.

 

 

Açık ameliyat ile myomun alınması

 

Günümüzde artık tecrübeli hekim ve uygun ameliyathane koşullarında yapılabilir ise hemen her hastanın myomu  ya laparaskopi ya da histeroskopi ile alınmaya çalışılmaktadır. Çünkü bu iki yöntemin açık ameliyata oranla olan avantajları sayılamayacak kadar fazladır.

Ancak bazen myom boyutları inanılmaz boyutlara ulaşır (5 veya 10 kilo olabilir ya da çok sayıda olabilir) ve mecburen açık ameliyet yapmak zorunda kalınabilir.

Bu durumdaki ameliyatlarda rahimin alınma riski vardır. Bayanların ameliyat öncesi en büyük endişesi rahimlerinin alınıp alınmayacağıdır.

Bu durum hakkında bilgi, ameliyat öncesi yapılacak olan ultrasonografi veya MR görüntüleme ile elde edilebilir. Ancak bu da kesin değildir her şey ameliyatta kesinleşir.

 

Açık myomektominin riskleri   

 

  • Ameliyatta aşırı kanama olabilir
  • Ameliyat sonrası aşırı kanama olması
  • Rahiminiz alınmak zorunda kalınabilir
  • Myomlar daha sonra tekrar edebilir

 

Genel açık ameliyat riskleri;

 

  • Barsak zedelenmesi
  • İdrar torbasının (mesane) zedelenmesi
  • İdrar borusunun (üreter) bağlanması veya kesilmesi
  • İdrar yolu enfeksiyonu olması
  • Ameliyat yerinin enfekte olması ve açılması
  • Ameliyat yerinin fıtıklaşması
  • Ameliyat sonrası gazınızın çıkmaması
  • Ameliyat sonrası ayak kan damarlarınızda kanın pıhtılaşması

Rahim filmi

 

Halk arasında rahim filmi olarak isimlendirilen işlemin gerçek ismi histerosalpingografidir.

Bulunduğu yıllardan beri kısırlık, tüp tıkanıklığı, veya adet şikayeti olan bayanlarda tanı aracı olarak kullanılmaktadır.

 

Kimlere rahim filmi çekilebilir?

  • Bebek isteyen anne adaylarına
  • Tekrarlayan düşüğü olan anne adaylarına
  • Rahim anomalisi olan bayanlara
  • Kürtaj sonrası kanması azalan bayanlara
  • Tüp iltihabı geçiren bayanlara

 

Bunların dışında bazı nadir durumlar da doktorunuz uygun görür ise rahim filmi çekilebilir.

 

Rahim filmi ne zaman çekilir?

 

Bu işlem bayanın hemen adet bitimi sonrasında çekilmelidir. Bu şekilde olası bir gebelikten kaçınılmış olunur.

Ek olarak adet bitimi sonrasında rahim içi temizlenmiş olacağından yanlış tanıların önüne geçilir.

 

Rahim filmi çekilirken ağrı olur mu?

 

Evet  olur. Çünkü bu işlem teknik olarak röntgen cihazı altında yapılmaktadır. Filmin güzel çıkması için rahim bir cerrahi alet yardımı ile tutulur ve aşağı doğru çekilir.

Bu tutulma ve çekilme işlemleri bazen çok ağrılı olabilmektedir. Bu nedenle anestezi altında çekilmesi bayan için son derece konforlu olacaktır.

 

Film hangi konular hakkında bilgi verir?

 

  • Rahminizin şekli
  • Rahminizin sayısı
  • Rahim içerisinde polip, kitle, yapışıklık veya perde olup olmadığı
  • Tüplerin açık olup olmadığı
  • Tüplerin yerleşimi, kıvrımları ve uzunluğu
  • Tüp ile rahim ve barsaklar arasında yapışıklık olup olmadığı

 

İşlem ne kadar sürer?

 

Herhangi bir aksilik olmaz ise 10-15 dakika sürer.

 

Rahim filmi ne zaman çekilmez?

 

  • Rahim ağzında enfeksiyonu olan bayanlara
  • Rahim içerisinde enfeksiyonu olan bayanlara
  • Adeti olan bayanlara
  • Adete yakın olan bayanlara
  • Gebe olan bayanlara

Kesinlikle çekilmez. Eğer çekilir ise hem test sonucu yanlış olur hem de bayanın sağlığı tehlikeye girer.

 

Film nasıl çekilir?

 

Görüntüleme merkezinde  veya bu işlem için gereken röntgen cihazının olduğu her yerde çekilebilir.

İşlem öncesi ve sonrası doktorunuzun size vermesi gereken antibiyotik ve ağrı kesiciyi kullanmanız gerekecektir. Bu sayede enfeksiyon riski ve olası ağrı azaltılmaya çalışılır.

Sonrasında jinekolojik muayene olacakmış gibi hazırlandırılıp röntgen cihazının altına sırt üstü olacak şekilde uzanacaksınız.

Bu aşamadan sonra doktorunuz rahim ağzınızı görebilmek için vajene spekulum adı verilen aleti yerleştirecek. Eğer anestezi almamış iseniz bu aşamada kendinizi biraz serbest bırakmanızı ve rahat olmanızı öneririz. Çünkü kendinizi ne kadar sıkarsanız o kadar daha ağrınız artacaktır.

Sonrasında filmin en çok ağrıya neden olan işlemi yani rahim ağzınızın dişli bir alet yardımı ile sıkıştırılarak tutulup düzeltilme işlemi yapılacak.

Eğer anestezi almamış iseniz bu aşamada kendinizi biraz serbest bırakmanızı ve rahat olmanızı öneririz. Çünkü kendinizi ne kadar sıkarsanız o kadar daha ağrınız artacaktır.

Bu işlem bittikten sonra içersinden filmde verilecek olan ilacın daha öncesinde geçirilip hazırlandığı rubin kanülü denen alet rahim ağzınızdan içeri sokulacak ve sabitlenecektir.

 

Bu aşamada bittikten sonra rahim filmi çekmenin en ustalık isteyen tarafı olan ilacı verme işlemi gerçekleştirilecek.

Ustalık isteyen yeri diyoruz çünkü ilacın yanlış verilmesi filmin yetersiz olması veya normalde açık olan tüplerin yanlışlıkla tıkalı çıkmasına neden olabilecektir. Bu durumda hasta gereksiz yere başka işlemlere tabi tutulabilmektedir.

İlaç verilir iken röntgen cihazında ilacın ilerleyişi ve rahimi doldurup tüplerden geçişi net bir şekilde gözlenir.

En uygun zamanda da filimleriniz çekilir. Genellikle bu aşamada iki film çekilmesi yeterlidir.

Sonrasında aletler çıkartılır ve işleme son verilir.

Bir gün sonrada ilacın dağılımını görmek için kontrol filmi çekilebilir.

 

Filmin yorumlanması nasıldır?

 

Yukarıda da belirtiğimiz gibi rahim filmi oldukça fazla konuda bilgi vermektedir. Bu filmin değerlendirilmesi ve yorumlanması tecrübe ile olmaktadır.

 

Rahim filmi çekmenin ek faydası var mı?

 

Evet vardır. Çünkü bu filmin tıkalı olan tüpleri açabilme ihtimali vardır. Bu nedenle eğer başka bir sorun yoksa ve acele etmeye neden olan başka faktör yoksa 6 ay beklenmelidir.

 





Bu sayfa bu güne kadar, 47739 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
 
Domain