Google Arama

Site İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün1255
mod_vvisit_counterDün1757
mod_vvisit_counterBu Hafta15076
mod_vvisit_counterSon Hafta7328
mod_vvisit_counterBu Ay123089
mod_vvisit_counterSon Ay186204
mod_vvisit_counterTüm1520901

Hamilelik takibi Nasıl olmalı?
Yazar Oktay Kaymak   

Normal Gebelik Takibi


Riskli olmayan grubun takibi normal gebelik takibi olarak tariflenir.

Ancak her hamilenin gebeliğinin seyri sırasında her an anormal gelişmeler olabilir ve gebelik takibi bu durumda riskli sınıfa geçer.























Gebelik öncesi yapılması gereken testler


Gebeliğin problemsiz başlaması için hamilelik öncesi yapılması gereken test ve incelemeler bulunmaktadır. Günümüzde bu husus hep gözden kaçmakta ve çoğu bayan gebeliğinin tanısı konulduktan sonra doktora gitmektedir. Tabi bu durumda kadın doğum uzmanının yapabileceği uygulamalar gebelik nedeni ile sınırlanmaktadır.


Bu nedenlerle gebelik planlayan bayanların gebelik öncesi mutlaka yaptırması gerekken test ve incelemeler bulunmaktadır.


Yapılması gereken test ve incelemeler;


  • Jinekolojik muayene
  • Rahim ağzı sürüntü testi( cinsel hayat 3 yılı geçti ise gerekli)
  • Rahim ve yumurtalıkları değerlendirmek için ultrasonografik inceleme
  • Tam kan sayımı
  • Kızamıkcık geçerilip geçirilmediğinin tespiti
  • Tiroid  bezi (Guatr) bozukluğunun olup olmadığının tespiti
  • Rutin biyokimya ve idrar testleri


Bu incelemelerde anormallik var ise sizi takip eden doktor gereken müdahaleyi yapacaktır. Bu testlerde herhangi bir anormallik yok ise düzenli cinsel beraberlik ile gebelik elde edilmeye çalışılır.


Çoğu bayan korunmayı bıraktıktan sonra hemen gebe kalmak ister, ancak bu genellikle olmamaktadır. Çünkü karı koca sağlıklı olsalar ve tam yumurtlama gününde beraber olsalar bile o ay gebelik elde etme olasılıkları en fazla %25’dir. Bu nedenle aceleci olmamak ve zamana bırakmak en doğru yaklaşım olacaktır.


Bütün bunlara karşın 1 yıl düzenli beraberliğe rağmen gebelik elde edilemez ise ayrıntılı araştırmaya gerek olacaktır.












































Gebelik tanısı konulduktan sonra yapılması gereken ilk test


Gebeliğin varlığının tespiti yapıldıktan sonra ( bakınız; gebelik tanısı nasıl konur) en büyük problem gebeliğin iç veya dış gebelik olduğunun kesinleştirilmesidir. Bu çok önemlidir, çünkü iç gebelik beklenen güzel gebelik iken dış gebelik anne hayatını tehlikeye sokacak ve maalesef bütün gelişmelere rağmen ilk üç içerisinde gebeliğe bağlı anne ölümlerinin en sık nedeni olarak karşımızda durmaktadır. Ayrıntılı bilgi için dış gebelik makalesine bakabilirsiniz.


Gebeliğin tespiti idrar testi ile konuldu ise kan testi yapılmalı ve bu değer takip edilmelidir.


Daha önceden dış gebelik geçirmiş ise veya dış gebelik olma riski artmış ise 48 saat ara ile beta hcg ölçümü yapılmalı ve değerindeki yükseliş takip edilmelidir.


Öncesinde bu türden bir hikayesi veya risk faktörü yoksa 48 saat ara ile takibe tıbbi ve bilimsel olarak gerek yoktur.


Ancak bazı anne adayları çok endişeli olduklarından bu türden bir takip isteyebilmektedir.







































İlk 3 ay içerisinde yapılması gereken testler


Gebelik tanısı konulduktan ve bebeğin kalp atışları görüldükten sonra anne adayının başlangıç değerlerinin tespiti ve kaydı için bir grup kan ve idrar incelemesine gerek vardır. Bunlar;


  • Tan kan sayımı ve gerekirse periferik yayma
  • Tam idrar tahlili ve idrar kültürü
  • Kan grubu tayini
  • Böbrek ve karaciğer
  • Kızamıkcık ve toksoplazma geçirilip geçirilmediğinin tayini
  • Anne adayının kan grubu rh negatif (-) ve eşinin kan grubu rh (-) ise indirekt coombs testi ( uyuşmazlık testi)
  • Tiroid fonksiyon testleri (TSH)
  • Diğer enfeksiyon tarama testleri ( Hepatit, sifiliz ve HIV taraması)
  • Alınmamış ise rahim ağzı sürüntü testi ( pap smear)


Bu testlere sizi takip eden doktor eklemeler yapabilir. Ancak bazal olarak yapılması mutlaka gereken testlere bunlardır.























































Her kontrolde yapılması gerekenler


Hamilelik süresince ortalama 10-14 kez doktorunuz ile görüşeceksiniz. Doktor görüşme ve muayeneleri vizit olarak isimlendirilir.


Her vizite yapılması mutlaka gerekli olanlar ise;


  • Şikayet dinleme
  • Basit fizik muayene ve ödem takibi
  • Kilo takibi
  • Tansiyon ölçümü
  • Doktor gerek duyar ise idrar ve kan sayımları veya diğer testler


Bunlar her vizite yapılması gerekenlerdir. Her aya göre ek testler gerekebilecektir.


Her hamileye normalde yapılan tarama ve tanı testlerinin incelemek için GEBELİKTE YAPILAN TESTLER konu başlıklı yazıya ulaşmak için tıklayınız.












































Gebeliğin ilk üç ayı içerisinde neler olabilir?


Anne adaylarının gebe kalmaları ile beraber uykularını kaçıracakları seviyede ve kendi içlerinde yaşadıkları stresli bir döneme girerler. Bu stresin nedeni anne adaylarının akıllarından bir türlü çıkaramadığı şu sorulardır;


  • Acaba bebeğin kalbi atıyor mu?
  • Bebeğim sağlıklı mı?
  • Düşük riskim var mı?


Anne adayları bu soruları sormakta son derece haklıdırlar.


Çünkü gebeliğin ilk üç ayı düşük yapmak için en riskli dönemdir.


Aşağıda gebeliğinizin ilk üç ayında karşılaşabileceğiniz bazı durumlar anlatılmıştır.

















































Boş gebelik (anembriyonik gebelik)


Bu durum tanım olarak gebelik kesesinin belirli bir gebelik haftasına gelmesine rağmen bebeğin görülememesi durumudur.


Boş gebelik durumunda tanı kesinleştirdikten sonra anne rahminin hemen kürtaj ile boşaltılması gerekmektedir.


Boş gebeliğe ne neden olur?

Bu nokta tam olarak açıklanamamıştır. Ancak bilinen şey gebeliğin meydana geldiği ve bebeğin, kalp atışının görülmeden önce kaybedildiğidir.


Üzüm gebeliği olabilir mi?

Evet, bu nedenle boş gebeliği olan bayanların kürtajlarından sonra alınan örneğin mutlaka patolojik incelemeye tabi tutulması ve beta hcg takibine alınması gerekmektedir.


Bunun nedeni, boş gebeliğin altından bazen üzüm gebeliği olarak bilinen durumun çıkabilmesidir.


Boş gebelik tekrar eder mi?

Evet, tekrar riski daha önce boş gebelik geçirmeyenlere nazaran daha fazladır.






























Bebek kalp seslerinin duyulamaması


Koza KlinikAnne adayları bebeklerinin kalp seslerinin ilk kez duyduklarında tarif edilmesi zor bir ruh haline girerler. Bu anne adayları için unutulmaz bir andır.

Bebeğinizin kalp seslerini duyabilmeniz için size uygulanan ultrasonografi aletinin siyah beyaz olanlara göre daha fazla gelişmiş olması gerekir.


Doktorlar için bebek kalp hareketlerinin görmek veya duymak ise sağlıklı bebek gelişimi için son derece önemlidir.


Kalp atışı görülen gebeliklerde düşük riski ileri derecede azalmaktadır.

Ancak bebeğinizin görülüyor ve kalp atışı alınamıyorsa maalesef bebeğinizi kaybetmişsiniz demektir.


Kalp sesleri hangi haftada duyulmalıdır?


Normalde vajinal ultrasonografi ile 5 ila 6. gebelik haftasında karından yapılan ultrasonografi ile de 6 ila 7. Gebelik haftasında bebek kalp sesleri duyulmalı veya görülmelidir.


Bu nedenle erken gebelik haftalarında kalp sesinin alınamaması gayet normaldir.


Çünkü sağlıklı gebeliklerde önce gebelik kesesi görülür sonrasında bebek belirir.



Bebekler anne karnında neden ölürler?


Bu durumun binlerce nedeni vardır. Ancak ne sık olan kromozomal anormalliğin olmasıdır.


Bu nedenle araştırılması gerekir. Çoğu zaman ise herhangi bir neden bulunamamaktadır.



Bir sonraki gebelikte tekrar eder mi?


Bu sorunun cevabı malesef evet olacak.


Daha da kötüsü iki kez düşük yapmış olmaktır. Bu durumda üçüncü gebeliğin kaybedilme riski son derece yüksek olacaktır.



Anne rahminde ölen bebeklere ne yapılır?


Bu durumda bebeğin dokusundan yayılan hücresel ürünler anne kanında kanamaya eğilime neden olabilecektir.


Bu çok tehlikeli bir durumdur. Bu nedenle, gebelik kürtaj ile en kısa zamanda boşaltılmalı, anne bu kötü psikolojiden bir an önce kurtarılmalıdır.








































Üzüm gebeliği nedir?


Halk arasında üzüm gebeliği olarak bilinen molar (komplet veya parsiyel) gebeliklerdir.



Üzüm gebeliğin nasıl olur?


Gelişimi için içi boş yumurtanın iki spermle veya içi dolu yumurtanın iki ayrı sperm ile döllenmesi sonucu ortaya çıkmaktadır.



Neden üzüm gebeliği denir?


Bunun nedeni rahim içerisinde çok sayıda üzüm benzeri kistik oluşumların olmasıdır.



Nasıl tanı konur?


Tanısı ultrasonografi ve kanda beta HCG testinin ölçümü ile konulur. Ancak bazen tanı sadece patolojik inceleme sonrası konulabilmektedir.



Üzüm gebeliğine ne yapılır?


Uygun koşullar oluşturulduktan sonra gebelik derhal boşaltılmalıdır.


Ancak bazen boşaltma işlemi çok kanamalı olabilir ve hastaya kan vermek gerekebilir. Bazen de bu kanama nedeni ile anne rahmini almak gerekebilir.



Üzüm gebeliği sonrası tekrar eder mi?


Malesef evet.


Bu nedenle bir kez üzüm gebeliği geçiren anne adaylarında risk artmıştır.


Üzüm gebeliği ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için kanser bölümündeki molar gebelikleri incelemenizi öneririm.




































Dış gebelik ( ektopik gebelik)


Dış gebelik günümüzde bile, anne adaylarının ilk üç ay içerisinde en sık ölüm nedenleri arasındadır. Bu nedenle erken tanısı hayat kurtarır.


Dış gebelik nedir?


Normal gebelikte bebek, anne karnında rahim içerisinde bir yere yerleşir.


Eğer böyle olmazda bebek başka bir yere yerleşir ise bu durumun genel adı dış gebeliktir.

Çok çeşitli dış gebelik şekilleri vardır. Geniş bilgi için dış gebelik konusunun ayrıntılı konuşulduğu bölüme bakmanızı öneririm.



Nasıl tanı konur?


Kanda gebelik testinin düzeyi ve ultrasonografik inceleme ile tanı konulur.



Tedavide neler yapılabilir?


Metortreksat (iğne tedavisi), laparoskopi veya açık ameliyat yapılabilir. Sadece takip de edilebilir. Tedavi hastaya göredir.



Dış gebelik tekrar eder mi?


Malesef evet. Bu konu ile ilgili ayrıntılı bilgiyi dış gebelik konusunda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.



Neler yapılabilir?

Bir kez dış gebelik geçirdiniz mi daha sonrada geçirme riskinizi artırırsınız.


Bu nedenle bu hastaların gebeliklerinde çok erken dönemde doktora başvurması ve gebeliğin yerinin tespitine çalışması doğru yaklaşım olacaktır.


DIŞ GEBELİK HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ ALMAK İÇİN ' DIŞ GEBELİK' MAKALESİNİ OKUYUNUZ.





























Düşük tehtidi nedir?


Gebeliğin ilk üç ayı içerisinde çoğu anne adayının kanaması olmaktadır.


Halk arasında düşük tehtidi olarak bilinen bu durumda yapılması gereken ve akla gelen soruları aşağıda sıralanmış olarak bulacaksınız.


Düşük( abort) sıklığı ne kadardır?


Meydana gelen tüm gebeliklerin %70’e yakını erken haftalarda düşerek kaybolmaktadır.


Biyokimyasal gebelik ne demektir?


Gebelik testinin pozitif çıkması ancak henüz kesenin görülemediği gebelik demektir.


Sağlıklı bir gebelik başladı diyebilmek için mutlaka kalp atışları olan bir bebeğin ultrasonda görülebilmesi gereklidir.


Her gebelikte kanama olur mu?


Gebeliklerin %50’sinde ilk üç ay içerisinde kanama olabilmektedir. Bu durumda hemen doktorunuza başvurup gerekli kontrolün yapılması gereklidir.


Ultrasonografide kanama görülmesi ne demektir?


Kanaması olan anne adaylarına hemen ultrasonografi yapılmalı ve bebeğin durumu, içerde kanama olup olmadığı tespit edilmelidir.


Bazen kanama dışarı çıkmayıp içerde kalabilir ( subkoryonik hematom). Bu durumda gebelin gidişatını bu kanamanın boyutu ve yeri belirler.


Doktorlar ise hastalarına gebeliğin kaybedilme olasılığının olduğunu ve düşük riskine sahip olduğunu söylerler.


Gebelikler neden kaybedilirler?


Bu durumun net bir açıklaması her zaman yoktur.


Ancak bilinen bir gerçek ilk üç ayda düşen veya kalp atışları duran gebeliklerin büyük çoğunluğunun anomalili olduğudur.


Bu nedenle ilk üç ayda düşen bebeklerin kromozomal incelemeye (genetik inceleme) tabi tutulması doğru bir yaklaşım olacaktır.


Düşük riski olduğu durumda neler yapılmalı?



Bu durumdaki anne adaylarının doktor gözetimi altında bulunması gereklidir. Doktorun gözetimi altında yapılabilecekler aşağıda sıralanmıştır;


  • Zorunlu yatak istirahatı (gerekirse rapor)
  • Bol sıvı alınması
  • Cinsel ilişkinin yasaklanması
  • Folik asit alınması
  • Doktor gerek görür ise;
    • Progesteron (iğne, hap veya jel)
    • Bebek aspirini


Bu anlatılan tedaviler çok etkili midir?


Malesef hayır. Ancak elde olan bütün imkanlarla düşük durdurulmaya çalışılır. Yinede düşük olacaksa olacaktır.


Kan grubunuzu biliyor musunuz?


Anne adayının kan grubu rh negatif ise baba kan grubuna bakılır. Eğer baba kan grubu rh pozitif ise kan uyuşmazlığı var demektir.


Bu durum son derece önemlidir. Çünkü bu durumdaki anne adaylarının kanaması olması durumunda uyuşmazlık önleyici iğne = anti D ( rhogam) yapılması gereklidir.


Gebeliğinde kanaması olan hastaların gebeliğin ilerleyen haftalarından neler olabilir?


Kanaması olan anne adaylarının gebeliğin 4. ayında yapılan üçlü testte anormal sonuç çıkabilir.


Doktorun bu bilgiye sahip olması durumunda hastayı yeterince aydınlatılması ile hastanın endişesi giderilir.


Düşük riski ne zaman biter?


Düşük riski var demekte, bitti demekte doktorun bilgisi ve tecrübesine bağlıdır.


Bu nedenle kanamanın durması riskin geçtiği anlamına gelmez.






































Düşük yapmak ne demektir?


20. gebelik haftasından önce meydana gelen, gebeliğin vajinal yoldan dışarı atılması düşük  ( abort ) olarak tanımlanmaktadır.



Düşük yapıldığı nerden anlaşılır?


Anne adayının düşük yaptığını gösterir bulgular aşağıda sıralanmıştır;


  • Çok şiddetli, özellikle kasık bölgesine vuran karın ağrısı
  • Vajinal çok fazla kanama olması
  • Suyun gelmesi
  • Beyaz et rengi parça düşmesi


Kesin tanı nasıl konur?


Bu durumdaki anne adaylarına yapılacak olan ultrasonografi ve muayene ile kesin tanıya gidilir.


Tam olmayan düşük (inkomplet abort ) ne demektir?


Bu durumda düşük meydana gelmiş ancak bebek veya bebeğin eşine ait (plasenta) doku parçalarının içerde kalması demektir.


Anne rahminde bu şekilde parçaların kalması durumu son derece tehlikelidir.


Derhal yapılacak olan kürtaj işlemi ile anne rahmi temizlenmelidir.


Her düşükten sonra kürtaja gerek var mı?


Hayır. Bazen gebelik tam olarak düşer ve içeride parça kalmaz.


Ultrasonografide bu durum net olarak görülür.


Ancak bu duruma kadın doğum uzmanının karar vermesi gerekir.



Kan uyuşmazlığı iğnesi ne zaman yapılmalı?


Eğer anne ve baba arasında kan uyuşmazlığı varsa düşük veya kürtaj sonrası ilk 72 saat içerisinde anti D ( rhogam) iğnesinin yapılmalı gerekir.



Düşük nedenleri nelerdir?

Düşüğün çok sayıda nedeni vardır. Burada en sık karşılaşılanlar özetlenmiştir.


  • Bebeğin kromozomal anomalisi olası: Erken dönemdeki düşüklerin neredeyse yüzde 50'sine kromozom anormallikleri neden olmaktadır.
  • Bebeğin yapısal anomalileri
  • İleri anne ve baba yaşı
  • Hormonal yetmezlikler
  • Son doğumdan 3 ay içerisinde tekrar hamile kalınması
  • Enfeksiyonlar
  • Kontrolsüz tiroid ve şeker hastalığı
  • Kronik böbrek hastalığı
  • İlaç, sigara, alkol ve diğer zararlı madde alışkanlıkları
  • Aşırı kafein tüketimi
  • Radrasyon
  • Rahim içi yapışıklıklar, yapısal bozukluklar ve rahim ağzı yetersizlikleri
  • Annenin kanama-pıhtılaşma sistemindeki bozukluklar olması
  • Akraba evlilikleri
  • Bazı Çevresel etkenler



Düşüğü olan bayanlar nasıl önlem alabilir?


Düşüklerin nedenleri ve yapılabilecekler konusunda bir sonraki gebelik oluşmadan doktora başvurmak ve altta yatan nedenin araştırılmasına fırsat vermek gerekir.


Eğer altta bir neden  saptanırsa bir sonraki gebelikte uygun tedavi ile gebeliği devam ettirebilme şansını artırır.


Düşükten sonra ne zaman gebe kalınabilir?


Bu süre her hasta için değişir. Burada zaman değişikliği nedeni düşüğün olduğu hafta ile ilişkilidir.


Genel olarak 3 aydan sonra hastanın gebe kalmasına izin verilir. Ancak tekrar etmek isterim, bu süreyi doktorunuz belirler.


Tekrar gebe kalırsanız riskiniz nedir?


Malesef riskiniz normal bayanlara göre artmıştır. Özellikle iki adet peş peşe düşük meydana gelirse riskiniz son derece yüksektir.




































Bebek aspirini ve kan sulandırıcı ilaç kullanmak


Daha öncesinde düşüğü olan bayanlarda veya genetik incelemesinde kan pıhtılaşması için yatkınlığı saptanan hastalarda bu türden ilaçlar kullanılabilir.


Bu ilaçların gebeliğe olumsuz etkisi var mıdır?


Bu tür ilaçlar kesinlikle doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Tedaviye başlama ve bırakma zamanı kadın doğum uzmanı tarafından belirlenmelidir.


Ek olarak doğum sonrası dönemde de bazen bu ilaçları kullanmak zorunda kalınabilmektedir.


Bu ilaçlar bebeğe zarar verir mi?


Bebek aspirini ve kan sulandırıcı gibi ilaçların bebek üzerine olumsuz etkisi gösterilememiştir. Doktorunuz uygun gördüğü taktir de güvenle kullanabilirsiniz.











































Bulantı Kusma

Gebeliğin bilinen en eski semptomu anne adayının kusmasıdır. Bu durum gebeliğin erken dönemlerindeki  hastaların en sık şikayet ettikleri konudur.


Sağlıklı bir gebelik için şart olmasa da çoğu gebelikte bu şikayetle karşılaşılmaktadır.


Bazı anne adaylarında ise sağlıklı gebelikleri olmasına karşın bulantı ve kusma olmamaktadır. Bu anormal bir durum değildir.


  • Gebelikte Bulantı kusma nasıl olur?


Anne adaylarının özellikle sabahları sadece bulantı veya buna kusmanın eşlik etmesi şeklinde kendisini göstermektedir.


  • Ne zaman başlar, ne zaman biter?


Gebeliğin 5-6. haftalarında başlar ve her hastada değişken sürede devam eder ancak sıklıkla 12-16. gebelik haftasından sonra azalır ve ortadan kalkar.



  • Anne adayları neden kusar?


Gebelikteki bulantı ve kusmanın tam olarak nedeni bilinmemektedir.


Ancak gebelik hormonu denen HCG hormonunun yükselmesi sorumlu tutulmaktadır.


Ancak özellikle tiroid ve idrar yolu hastalıklarında, helicobacter pylori enfeksiyonu, barsak hastalıkları, stres, üzüm gebeliklerinde, çoğul gebeliklerde ve muhtemelen kız bebeğe sahip olan anne adaylarında daha sık karşılaşılmaktadır.

Ek olarak anne adayının koku alma merkezi ileri derecede hassaslaşmıştır. Bu nedenle de  her türlü koku aşırı bir şeklide hissedilmekte ve bu da bulantıyı tetikleyebilmektedir.


  • Bulantı kusma tehlikeli midir?


Hemen her gebelikte özellikle sabahları olan bulantı kusma sıklıkla kendisini sınırlar ve 3. ayın sonunda kaybolur.


Bu durum herhangi bir tehlike oluşturmaz.


Tehlikeli olan aşırı bulantı kusma ve sıvı alamama durumudur. Bu duruma tıp literatüründe hiperemezis gravidarum denir.



  • Bulantı kusması olan anne adayları nelere dikkat etmelidir?


Bulantı ve kusma başladıktan sonra anne adaylarının hayatlarında dikkat etmesi gereken önemli noktalar vardır. Bu noktalar aşağıda sıralanmıştır;


  • Üç öğün yerine, 6-7 öğüne çıkıp, az az ve sıkı sık yemek yenilmelidir. Mide kesinlikle çok fazla doldurulmamalıdır.


  • Bulantı kusmayı tetikleyici faaliyetlerden sakınılmalı. Bunların başında yemek yapmak veya yapılan yerde durmak gelmektedir. Mümkünse anne adayları, yemek kokularının olduğu yerlerden uzak durmalıdır.


  • Sabah kalkarken ve gün içerisinde yavaş hareket edilmeli ve spor faaliyetleri azaltılmalı.


  • Sıvı alımı artırılmalı ve  tek başlarına alınmalı. Yani yemekle beraber değil ayrı bir saatte alınmalıdır.


  • Gebelikte kullanılan demir ilaçları ve vitaminlerde bulantı nedeni olabilmektedir. Bu durumda doktorunuza başvurmalısınız.


  • Anne adayları bu dönemlerinde canları ne çekerse onu yemeli, sırf yemek yemek için bir şeyler yemeye çalışmamalı.



Bunlara rağmen bulantı ve kusma devam ediyorsa mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurulması gereklidir.

  • Bulantı kusması olan anne adaylarından hangi testler istenilmelidir?

Bu durumdaki gebeliklerde hastalığın şiddetine bağlı olarak istenecek tetkikler değişir ancak mutlaka yapılması gerekenler aşağıda sıralanmıştır:


  • Tan kan sayımı
  • Tam idrar tetkiki- kültürü ve keton seviyesi
  • Böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri
  • Tiroid fonksiyon testleri

  • Bulantı kusmayı önleyen ilaçlar var mı?


Gebelikte karşılaştığımız bulantı kusmaya karşın kullanılan ilaçlar vardır.


Ancak hiçbirisi tam bir tedavi sağlayamamaktadır. Aşırı bulantı ve kusma varlıında kullanılmaktadır.


Gebelik üzerine olumsuz etkileri yoktur. Tabi bu türden ilaçlar doktor gözetiminde kullanılmalıdır.


  • Aşırı bulantı kusmanın tedavisi nedir?


Anne adayları bazen hiçbir şekilde yemek yiyemez ve hatta içtiği suyu bile çıkarabilir. Bu durumdaki hasta grubunu yataklı bir hastanede yakın takip altına almak gerekmektedir.


Bu durumdaki anne adaylarının ağızdan değil, damar yolu ile beslenmesi ve sıvı açığının kapatılması gerekliliği vardır. Bu tedaviye, ek olarak bazı vitaminlerde eklenmelidir.



  • Bebek bulantı kusmadan etkilenir mi?


Anne adaylarının en fazla endişelendikleri nokta yemek yiyememesi ve bebeğinin bu durumdan kötü etkileneceğini düşünmesidir.


Burada anne adaylarının endişesi giderilmeli ve bebeğin her halükarda besleneceğinin bilinmesi gereklidir.


Ancak aşırı bulantı kusma durumda annede bebekte kötü etkilenebilmektedir. Bu nedenle bu durum gelişir ise doktor gözetiminde bulunulmalıdır.



  • Gebeliğin ileri haftalarında bulantı kusma olur mu?


Evet, ancak buradaki bulantı - kusma kesinlikle normal değildir. Özellikle karaciğerle ilişkili hastalıkları akla getirir.


Bu durum anne ve bebek için oldukça ciddidir. Anne adayı ve bebek derhal değerlendirilmeli ve uygun tedavi verilmelidir.


Aksi halde anne ve bebek için oldukça olumsuz durumlar doğurabilir.


İleri gebelik haftalarında bulantı kusması başlayan anne adaylarının derhal doktoruna başvurması gerekir.


  • Bulantı kusma ile bebeğin cinsiyeti arasında ilişki var mıdır?


Bu konuda oldukça fazla çalışma vardır. Gebeliğinde aşırı bulantı kusması olan anne adaylarının bebeklerinin cinsiyetlerinin kız olma olasılığı fazladır.





DİĞER BAŞLIKLAR





KOZA KLİNİK ANA SAYFA







Bu sayfa bu güne kadar, 19207 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
 
Domain