Google Arama

Site İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün1977
mod_vvisit_counterDün1961
mod_vvisit_counterBu Hafta10506
mod_vvisit_counterSon Hafta25100
mod_vvisit_counterBu Ay117621
mod_vvisit_counterSon Ay96706
mod_vvisit_counterTüm2357678

Rahim ağzı kanser taraması
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 59
ZayıfMükemmel 

 

Rahim Ağzı Kanser Taraması

Pap smear tekniği ile yapılan toplum taramaları sayesinde rahim ağzı kanserlerinin öncü lezyonları erken dönemde yakalanabilmekte ve uygun tedavi ile rahim ağzı kanseri gelişim riski ortadan kalkmaktadır.

Son derece geniş ve önemli bir konu olan pap smear konusu ile ilişkili kısa bilgiler aşağıda verilmiştir.
Sorunuzun cevabını aşağıda bulamıyorsanız lütfen bize soru olarak gönderin.

 

Bu konu ile ilişkili başlıkları aşağıda görmektesiniz.


·        Pap smear testi( rahim ağzından sürüntü alınması) nedir  ve nasıl alınır ?

·        Pap smear alma tekniği nasıldır?

·        Pap smear testi ne zaman yapılmalı ?

·        Pap smear testi ne sıklıkla yapılmalıdır

·        Pap smear test sonucu ne gibi bilgiler verir

·        Smear sonucu neler olabilir?

·        Önemi Belirlenemeyen Atipik Skuamoz Hücreler (ASCUS) ne demektir ve ne yapılmalıdır?

·        Skuamöz İntraepitelyal Lezyonlar (SIL)

·        LSIL nedir ?

·        LSIL nasıl tedavi edilir ?

·        HSIL nedir ? nasıl tedavi edilir ?

·        Kolposkopi Nedir?

 

Pap smear testi ( rahim ağzından sürüntü alınması) nedir  ve nasıl alınır ?

Smear, rahim ağzındaki hücrelerde meydana gelen değişiklikleri ortaya koymak amacıyla yapılır. Normal kadın doğum muayenesi sırasında, ince ve yumuşak bir fırça yardımıyla, rahim ağzından alınan sürüntünün, lam adı verilen bir cama yayılması ve fiske edilmesi işlemidir.

Cama yayıldıktan sonra mikroskop altında rahim ağzındaki hücreler incelenir ve hücrelerde herhangi bir değişiklik olup olmadığı tespit edilir.

Smear alınma işlemi normal kadın doğum muayenesinden hemen önce yapılır.

Pap smear uzun zamandır kullanılan bir kanser tarama testidir. Kullanılmaya başlandığından bugüne kadar serviks kanserinden ölümde %70 oranında azalma gerçekleşmiştir.

Ne yazık ki böyle etkili bir yöntem olmasına karşın ülkemizde bayanlarımızın çoğu bu yöntemi bilmemekte ya da ihmal etmektedirler.

 


Pap smear alma tekniği nasıldır?

Pap smearjinekolojik muayenenin bir parçasıdır ve muayenenin spekulumla (metal veya plastik aletle) inceleme aşamasında serviks ve iç kısmına yerleştirilen genellikle fırça şeklindeki özel bir çubuk yardımıyla serviks salgısı ve beraberinde hücre alınmasından ibarettir.

Herhangi bir ağrı veya acıya neden olmayan çok basit bir testtir.

 


Pap smear testi ne zaman yapılmalı ?

Smear testi içinen uygun zaman adet kanaması tamamen bittikten sonrakigünlerdir.

Adet kanaması ya da başka bir nedenle kanama olduğunda pap smear alınsa da teknik zorluklar nedeniyle yorumlanamaz. Bu nedenle kanama varken smear alınmamalıdır.

Pap smear uygulamasının daha efektif olabilmesi için bir gün önceden cinsel ilişkidebulunulmamalı ve vajina içi yıkanmamalıve en az bir hafta öncesinde vajene herhangi bir ilaçyerleştirilmemiş olması gerekir. Ek olarak vajinal akıntı olması durumunda da smear incelemesi yapılmamalıdır.

 


Pap smear testi ne sıklıkla yapılmalıdır

Tarama cinsel aktivite başladıktan üç yıl sonra veya 21 yaşında başlamalı ve 30 yaş üstünde daha önceki smearlerinde herhangi bir anormallik saptamamış ise 2-3 yılda bire çıkarılmalıdır. 65-70’li yaşından sonra ise bırakılmalıdır. İyi huylu bir nedenle ameliyat yapılmış ve rahim total olarak çıkartılmış ise takibe gerek yoktur.

 

 

Pap smear test sonucu ne gibi bilgiler verir

Pap smear incelemesi esas olarak bir kanser tarama testidir.Temel hedefi serviks kanserinin en erken evrelerini yakalamaktır. Kanserin kesin tanısı serviksten biyopsi alınarak dokunun incelenmesiyle konur. Ancak her kadına biyopsi almak yerine pap smear incelemesinde şüpheli bulgulara rastlandığında biyopsi almak elbette ki daha etkili bir yöntemdir. İşte pap smear incelemesi, kanser şüphesi olan olguların yakalanmasına ve bu kişilere kolposkopi (jinekolojik muayenede dokuları büyüterek görmede kullanılan özel alet) altında biyopsi alınmasına olanak tanır.

Smear sonucunda; Aşağıdaki sonuçlardan herhangi birisi rapor edilmelidir.


  • Normal smear
  • İnlamatuar değişikliklerin görüldüğü normal smear
  • ASCUS
  • ASC-H
  • AGUS
  • Düşük gradeli skuamoz intraepitelyal lezyon ( LGSIL)
  • Yüksek gradeli skuamoz intraepitelyal lezyon ( HGSIL)


Şeklinde raporlandırılmalıdır. Bu sonuçlar hastaya ve duruma göre değerlendirilerek hasta bilgilendirilmeli ve gereken işlemler vakit kaybetmeden yapılmalıdır.



Smear sonucu neler olabilir?


Smear sonucu 3 farklı şekilde gelebilir :

            1. Normal sınırlar içinde

            2. Benign (İyi huylu) hücresel değişikler:

Bu durum enfeksiyon ya da “reaktif değişiklikler” olarak isimlendirilen iltihap veya menopoz dönemindeki rahim ağzındaki bulgular (atrofi) gibi durumları kapsar. Smear sonucunuz enfeksiyon ya da reaktif değişiklikler olarak gelir ise yapılacak işlem bu etkenlere yönelik uygun tedavinin verilip, smear tahlilinizin tedavi sonrası, belirli bir zaman dilimini takiben tekrarlanmasıdır.

           

3. Epitel hücre anormallikleri:


Rahim ağzı ve içerdiği bez yapılarını, en dıştan  epitel olarak isimlendirilen bir örtü örter. Rahim ağzını örten epitel, çok katlı yassı hücrelerden meydana geldiğinden skuamöz epitel olarak isimlendirilir. Rahim ağzı kanserlerinin ve kansere yol açan hastalıkların %95’i bu epiteli oluşturan hücrelerde meydana gelir. Rahim ağzındaki bez yapılarını döşeyen epitel ise glandüler hücrelerden meydana gelmiştir.

           

Buna göre epitel hücre anormallikleri 2 gruba ayrılır:


  1. A.     SKUAMÖZ HÜCRE ANORMALLİKLERİ


Rahim ağzını döşeyen epiteli oluşturan hücrelerdeki değişiklikleri içerir.  


            1) Önemi belirlenemeyen atipik skuamoz hücreler (ASCUS)

            2) Düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (LSIL)

            3) Yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (HSIL)

            4) Skuamoz hücreli serviks kanseri

           

            B. GLANDÜLER HÜCRE ANORMALLİKLERİ


            1) Önemi belirlenemeyen atipik glandüler hücreler (AGUS)

            2) Adenokarsinom (Bir diğer tip rahim ağzı kanseri)



Önemi Belirlenemeyen Atipik Skuamoz Hücreler (ASCUS) ne demektir ve ne yapılmalıdır?


Bu durumda incelenen smear sonucunda, rahim ağzını örten epiteli oluşturan hücrelerde bir takım değişiklikler saptanmıştır. Bu değişiklikler, ne yukarıda bahsettiğimiz “reaktif değişiklikler” kadar önemsiz; ne de skuamöz intraepitelyal lezyon (SIL) lezyonları kadar ciddidir.


Kesin bir sınıflandırmaya konulamayan hücre değişikliklerinin görüldüğü anlamına gelir.


Smear sonucu ASCUS gelen bir olguda,  2 yıl için her 3-6 ayda bir smear testi tekrarlanır.


Üç kez üst üste normal smear test sonucu elde edilinceye kadar takibe devam edilir.


Ayrıca hastada, rahim ağzında enfeksiyon, menopoza bağlı değişiklikler saptanmış ise uygun tedavi bu süreç esnasında verilmelidir.


ASCUS olgularınınizleminde, çok büyük oranda önemli bir lezyonun bulunmadığı, tekrarlanan smear veya kolposkopik biyopsilerin normal olduğu saptanmıştır.


Ancak iki yıl içinde, ikinci smear testi de ASCUS olarak gelir ise veya yıllık takipler sırasında bir sonucun daha ASCUS gelmesi durumunda skuamöz intraepitelyal lezyon (SIL)  gelişme oranının daha yüksek olduğu görülmüştür.


Bu nedenle bu olgularda kolposkopik değerlendirme veya HPV tiplendirmesi açısından HPV DNA testinin yapılması gerekmektedir.


Skuamöz İntraepitelyal Lezyonlar (SIL)


Bu lezyonlar rahim ağzını döşeyen epiteli oluşturan hücrelerde, ileride kanseröz olabilecek bazı değişikliklerin görülmesini tanımlar.


Düşük dereceli (Low Grade- LSIL) ve yüksek dereceli (High Grade-HSIL) olarak 2 gruba ayrılır.


Eski sınıflandırmaya göre LSIL CIN 1 olgularına; HSIL ise CIN 1 ve CIN 2 olgularını tanımlar.


LSIL nedir ?


Bu lezyonların kanseröz değişikliklere yol açma olasılığı çok düşüktür. Rahim ağzı kanserinin gelişimi bir süreçtir. LSIL’den direkt kansere dönüşüm olmaz. Belirli bir zaman geçtikten sonra önce ileri bir lezyona ilerleme gösterir ve daha sonra kanseröz değişiklikler meydana gelir.


Bu süreç yaklaşık 15-20 yıllık bir süreçtir.


LSIL olguları kendiliğinden gerileyebilir, bu şekliyle kalabilir ya da bir üst dereceli lezyona ilerleme gösterebilir.


Ancak LSIL olgularının %75’inde lezyonkendi kendine gerileme gösterir.


Bu nedenle bu olgularda da hastanın izlenmesi daha sık olarak başvurulan bir yoldur.


LSIL lezyonların kansere ilerleme oranı sadece %1’dir.



LSIL nasıl tedavi edilir ?


Bu olguların tümünde mutlaka kolposkopiyapılmalıdır.


Genç, kolposkopide küçük lezyonu olan veya lezyon saptanamayan ve düşük risk faktörleri olan hastalarda 4-6 aylık aralarla 2 yıl süren smear takibi yeterlidir.


 3 kez üst üste negatif smear sonucu elde edilirse normal yıllık kontrollerle hasta izlenir.


Kolposkopi yeterli değil, lezyonun tamamı görülemiyorsa, yüksek risk faktörlerini barındıran olgularda konizasyon veya LEEPgibi cerrahi girişimler tercih edilebilir.


Takip edilen olguların çok büyük kısmında herhangi bir işlem yapmaksızın lezyon kendiliğinden geriler.


HSIL nedir ? nasıl tedavi edilir ?


HSIL tespit edildiğinde gerçek bir kansere yol açabilen bir lezyon olarak düşünülür. Bu nedenle bu olgularda tedavi kesin gereklidir.


Bu kurala tek istisna gebeliktir ve bu durumda tedavi doğum sonrasına ertelenmelidir. Tedavi lezyonun çıkarılmasıdır.


LEEP, Konizasyon veya histerektomi hastaya göre karar verilecek tedavi yöntemleridir.



Kolposkopi Nedir?


Dokunun optik bir sistem altında belirli oranlarda büyültülerek incelenmesi ve şüpheli alanlardan biyopsi yapılması kolposkopi denen optik sistem sayesinde yapılabilmektedir.

 

Bu işlemin yapılabilmesi için kolposkopi aleti ve bu konuda deneyimli bir kadın doğum uzmanına ihtiyaç vardır.

 

Kolposkopi konusunda deneyim şarttır. Çünkü görülen görüntünün değerlendirilmesi tecrübe gerektirmektedir.






Bu sayfa bu güne kadar, 64262 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
 
Domain