• 25 NIS 16
    • 0

    Rahim ağzı kanseri taraması

    Pap smear tekniği ile yapılan toplum taramaları sayesinde rahim ağzı kanserlerinin öncü lezyonları erken dönemde yakalanabilmekte ve uygun tedavi ile rahim ağzı kanseri gelişim riski ortadan kalkmaktadır.

     

    Son derece geniş ve önemli bir konu olan pap smear konusu ile ilişkili kısa bilgiler aşağıda verilmiştir.

    Sorunuzun cevabını aşağıda bulamıyorsanız lütfen bize ulaşın.

     

    Pap smear testi ( rahim ağzından sürüntü alınması) nedir  ve nasıl alınır ?

    Smear, rahim ağzındaki hücrelerde meydana gelen değişiklikleri ortaya koymak amacıyla yapılır. Normal kadın doğum muayenesi sırasında, ince ve yumuşak bir fırça yardımıyla, rahim ağzından alınan sürüntünün, lam adı verilen bir cama yayılması ve incelenmesi işlemidir.

     

    Cama yayıldıktan sonra mikroskop altında rahim ağzındaki hücreler incelenir ve hücrelerde herhangi bir değişiklik olup olmadığı tespit edilir.

     

    Smear alınma işlemi normal kadın doğum muayenesinden hemen önce yapılır.

     

    Pap smear uzun zamandır kullanılan bir kanser tarama testidir. Kullanılmaya başlandığından bugüne kadar serviks kanserinden ölümde %70 oranında azalma gerçekleşmiştir.

     

    Ne yazık ki böyle etkili bir yöntem olmasına karşın ülkemizde bayanlarımızın çoğu bu yöntemi bilmemekte ya da ihmal etmektedirler.

     

    Pap smear alma tekniği nasıldır?

    Pap smear jinekolojik muayenenin bir parçasıdır ve muayenenin spekulumla (metal veya plastik aletle) inceleme aşamasında serviks ve iç kısmına yerleştirilen genellikle fırça şeklindeki özel bir çubuk yardımıyla serviks salgısı ve beraberinde hücre alınmasından ibarettir.

    Herhangi bir ağrı veya acıya neden olmayan çok basit bir testtir.

     

    Pap smear testi ne zaman yapılmalı?

    Smear testi içinen uygun zaman adet kanaması tamamen bittikten sonraki günlerdir.

    Adet kanaması ya da başka bir nedenle kanama olduğunda pap smear alınsa da teknik zorluklar nedeniyle yorumlanamaz. Bu nedenle kanama varken smear alınmamalıdır.

     

    Pap smear uygulamasının daha efektif olabilmesi için bir gün önceden cinsel ilişkide bulunulmamalı ve vajina içi yıkanmamalı ve en az bir hafta öncesinde vajene herhangi bir ilaç yerleştirilmemiş olması gerekir.

     

    Pap smear testi ne sıklıkla yapılmalıdır?

    Tarama cinsel aktivite başladıktan üç yıl sonra veya

     

    • 21 yaşında başlamalı ve 30 yaşına kadar her üç yılda bir.

     

    • 30 yaşından sonra HPV DNA testi ile birlikte(co test) 5 yılda bir yapılmalıdır.

     

    65-70’li yaşından sonra ise bırakılmalıdır. İyi huylu bir nedenle ameliyat yapılmış ve rahim total olarak çıkartılmış ise takibe gerek yoktur.

     

    Pap smear test sonucu ne gibi bilgiler verir?

    Pap smear incelemesi esas olarak bir kanser tarama testidir.

     

    Temel hedefi rahim ağzı kanserinin en erken evrelerini yakalamaktır.

    Kanserin kesin tanısı rahim ağzından biyopsi alınarak dokunun incelenmesiyle konur.

     

    Smear sonucunda; Aşağıdaki sonuçlardan herhangi birisi rapor edilmelidir.

     

    Normal smear

    İnlamatuar değişikliklerin görüldüğü normal smear

    Enfeksyinonun görüldüğü smear

    ASCUS

    ASC-H

    AGUS

    Düşük gradeli skuamoz intraepitelyal lezyon ( LGSIL)

    Yüksek gradeli skuamoz intraepitelyal lezyon ( HGSIL)

    İnvaziv kanser

    Adenokarsinoma insitü

     

    Şeklinde raporlandırılmalıdır. Bu sonuçlar hastaya ve duruma göre değerlendirilerek hasta bilgilendirilmeli ve gereken işlemler vakit kaybetmeden yapılmalıdır.

     

     

    Smear sonucu neler olabilir?

     

    Smear sonucu 3 farklı şekilde gelebilir :

     

    Normal sınırlar içinde: Rutin takibe devam edilir.

     

    Benign (İyi huylu) hücresel değişikler:

     

    Bu durum inflamasyon ya da “reaktif değişiklikler” olarak isimlendirilen iltihap veya menopoz dönemindeki rahim ağzındaki bulgular (atrofi) gibi durumları kapsar. Smear sonucunuz enfeksiyon ya da reaktif değişiklikler olarak gelir ise yapılacak işlem bu etkenlere yönelik uygun tedavinin verilip, smear tahlilinizin tedavi sonrası, belirli bir zaman dilimini takiben tekrarlanmasıdır.

     

    Epitel hücre anormallikleri:

     

    Rahim ağzı ve içerdiği bez yapılarını, en dıştan epitel olarak isimlendirilen bir örtü örter. Rahim ağzını örten epitel, çok katlı yassı hücrelerden meydana geldiğinden skuamöz epitel olarak isimlendirilir. Rahim ağzı kanserlerinin ve kansere yol açan hastalıkların %95’i bu epiteli oluşturan hücrelerde meydana gelir. Rahim ağzındaki bez yapılarını döşeyen epitel ise glandüler hücrelerden meydana gelmiştir.

     

    Buna göre epitel hücre anormallikleri 2 gruba ayrılır:

     

    1. SKUAMÖZ HÜCRE ANORMALLİKLERİ

     

    Rahim ağzını döşeyen epiteli oluşturan hücrelerdeki değişiklikleri içerir.

     

    1) Önemi belirlenemeyen atipik skuamoz hücreler (ASCUS)

    2) Düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (LSIL)

    3) Yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (HSIL)

    4) Skuamoz hücreli serviks kanseri

     

    1. GLANDÜLER HÜCRE ANORMALLİKLERİ

     

    1) Önemi belirlenemeyen atipik glandüler hücreler (AGUS)

    2) Adenokarsinom (Bir diğer tip rahim ağzı kanseri)

     

     

    Önemi Belirlenemeyen Atipik Skuamoz Hücreler (ASCUS) ne demektir ve ne yapılmalıdır?

     

    Bu durumda incelenen smear sonucunda, rahim ağzını örten epiteli oluşturan hücrelerde bir takım değişiklikler saptanmıştır.

     

    Bu değişiklikler, ne yukarıda bahsettiğimiz “reaktif değişiklikler” kadar önemsiz; ne de skuamöz intraepitelyal lezyon (SIL) lezyonları kadar ciddidir.

     

    Kesin bir sınıflandırmaya konulamayan hücre değişikliklerinin görüldüğü anlamına gelir. En sık saptanan anormalliktir ve sıklıkla kendiliğinden geriler.

     

     

    Skuamöz İntraepitelyal Lezyonlar (SIL)

     

    Bu lezyonlar rahim ağzını döşeyen epiteli oluşturan hücrelerde, ileride kanseröz olabilecek bazı değişikliklerin görülmesini tanımlar.

     

    Düşük dereceli (Low Grade- LSIL) ve yüksek dereceli (High Grade-HSIL) olarak 2 gruba ayrılır.

     

     

    LGSIL nedir ?

     

    Bu lezyonların kanseröz değişikliklere yol açma olasılığı çok düşüktür. Rahim ağzı kanserinin gelişimi bir süreçtir. LGSIL’den direkt kansere dönüşüm olmaz.

     

    Belirli bir zaman geçtikten sonra önce HGSIL olur ve daha sonra kanseröz değişiklikler meydana gelir.

     

    Bu süreç yaklaşık 5-10 yıllık bir süreçtir.

     

    LGSIL olguları kendiliğinden gerileyebilir, bu şekliyle kalabilir ya da bir üst dereceli lezyona ilerleme gösterebilir.

     

     

    HGSIL nedir? nasıl tedavi edilir?

     

    HGSIL tespit edildiğinde gerçek bir kansere yol açabilen bir lezyon olarak düşünülür. Bu nedenle bu olgularda tedavi kesin gereklidir.

     

    Bu kurala tek istisna gebeliktir ve bu durumda tedavi doğum sonrasına ertelenmelidir. Tedavi lezyonun çıkarılmasıdır.

     

     

    Kolposkopik İnceleme nedir?

    Dokunun optik bir sistem altında belirli oranlarda büyültülerek incelenmesi ve şüpheli alanlardan biyopsi yapılması, kolposkopi denen optik sistem sayesinde olmaktadır.

     

    Bu işlemin yapılabilmesi için kolposkopi aleti ve bu konuda deneyimli bir kadın doğum uzmanına ihtiyaç vardır.

     

    Kolposkopi konusunda deneyim şarttır. Çünkü görülen görüntünün değerlendirilmesi tecrübe gerektirmektedir.

    Yorum Yaz →